29 Haziran 2009 Pazartesi

Nedim Atilla Biz bize benzeriz, Giritliler İzmirlilere alıntı

Sık sık söylediğim bir sözü üç gündür Hanya`da yineliyorum. `Biz bize benzeriz, Giritliler İzmirliler`e, İzmirliler Giritliler`e...` İzmir ve civarından Girit`e 1924 mübadelesi ile giden Rumlar, yeni yerlerinde çok mutlu oldular, Girit`ten İzmir ve Ayvalık`a gelen bizim dedeler nineler gibi... Sık sık söylediğim bir sözü üç gündür Hanya`da yineliyorum. `Biz bize benzeriz, Giritliler İzmirliler`e, İzmirliler Giritliler`e...` İzmir ve civarından Girit`e 1924 mübadelesi ile giden Rumlar, yeni yerlerinde çok mutlu oldular, Girit`ten İzmir ve Ayvalık`a gelen bizim dedeler nineler gibi... Girit`te üç gün boyunca birbirimize benzeyen insanlarla beraber olduk. Hiç yabancılık çekmeden dolaştık, eski dostlarla kucaklaştık mutlu zamanlardı özetle... Bir Giresun gemisi vardı 1920`li yıllarda... Bu gemi, 300 yıllık topraklarından koparılan binlerce Giritliyi İzmir`e getirdi. Mübadele gemisiydi. 30 Ocak 1923`te Türkiye ile Yunanistan arasında yapılan ön antlaşmayla 2 milyon insan yurdundan oldu. Anadolu`da yaşayan 1 milyon Ortodoks ile Atina ve Ege adalarında yaşayan yaklaşık 800 bin Müslüman, Lozan Mübadilleri Vakfı`nın tanımına göre `Doğduğu, yaşadığı, aşık olduğu, gözyaşı döktüğü ve günün birinde bağrına emanet edilmek üzere huzur içinde ölmeyi hayal ettiği toprakları terk etmek` zorunda kaldı. Girit`in Kandiya(Heraklion), Resmo ve Hanya kentlerinde yaşayan onbinlerce Türk, 300 yılı aşkın süredir bulundukları topraklardan sökülüp Anadolu`ya getirildi. Onları İzmir, Ayvalık, Bodrum ve İskenderun limanlarına çıkaran Giresun gemisi, Titanic`le aynı yerde, Glasgow`da yapılmıştı. 106 metrelik gemi, 1910`da Osmanlı Seyri Sefain İdaresi tarafından satın alınarak mayın nakliye gemisi haline getirildi. İngiliz işgali sırasında İstanbul`da el konulan Giresun gemisinin ilk kahramanlığı 22-26 Ocak 1918`de ters bir manevra sonucu karaya oturan ünlü Yavuz gemisini kurtarmak olmuştu. Kaptanı tarafından kaçırılıp Trabzon`a götürülen bu gemi Zonguldak`tan diğer Karadeniz limanlarına kömür taşımış ve Milli Mücadele`nin önemli gemilerinden biri olmuştu. Bu geminin yolcularından bugün pek azı hayatta ama yolcuların yanlarında İzmir, Ayvalık ve diğer kentlere taşıdıkları zengin kültürün izleri bugün de etkisini koruyor. Taşkın ve Katapodis`in ev sahipliği Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkanı Tamer Taşkın ve Yunanistan`ın İzmir Konsolosu George Katapodis`in ev sahipliğinde gerçekleştirdiğimiz Girit gezisinde Hanya, Resmo ve Heraklion`u bir kez daha görme şansımız oldu. Hanya`da deniz kenarına kurulmuş nefis bir kent... `Tarih içinde demlenmiş` diye tanımlıyorlar Hanyalılar kentlerini. Sokaklarda gezerken bir ortaçağ kentinin özelliklerini hemen hissediyorsunuz. Hanya`nın turistik ve tarihsel açıdan zengin merkezi ile eski şehrin duvarları ötesinde ziyaretçiler 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başlarından kalma aristokratik evleriyle tarihi Halepa mahallesini ve `tabakaria` mahallesini ziyaret etmek mümkün. Güzel Hanya şehri, efsanevi Minos ihtişamıyla Venedik entelektüelliğini; Türk sadeliği ile klasiklerin zenginliğini, ortaçağ güzelliği ile çağdaş olanın görkemini; sade mimari biçem ile karışık sentezleri, bir anlamda eski ile yeniyi çok özgün bir biçimde bir arada barındırıyor... Rethimno(Resmo) doğumlu anneannem `Hanya Girit`in elmasıdır` derdi.. Gerçek bir elmas Hanya... Konukseverlik bir başka... Giritliler kendilerini şöyle tanıtıyorlar: Giritlinin ruhunda iki öğe daha hakimdir: dürüstlük ve şeref. Ahlaki değerlerinin hiyerarşisinde de aileden sonra dostluk gelir. Hanyalı sizi sevgisiyle saracak, her şeyini sizinle paylaşacak ve kendinizi evinizdeymişsiniz gibi hissettirecektir. Bu bir gösteriş, alışkanlık veya şeref meselesi değildir. Sadece bir hayat biçimi ve ruh belirtisidir. Zaten hiç bir şey Giritli`ye ait değildir. Tüm Girit onun evidir ve bunun sınırı yoktur. O da kendini sevinç ve gururla cömert Giritli Zeus`un büyük sarayında onurlandırılmış bir misafir olarak kabul eder. Ne kadar da benziyoruz değil mi? Resmo (Rethimno) ve Kandiye (Heraklion) notları ile Girit yemekleri gözlemlerimizi de önümüzdeki haftaki mutfak yazımızda aktaracağız. Girit`ten mutlu dönüyoruz. Yunanistan Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni`nin bu seyahate verdiği destek ve önem de önümüzdeki günler için umut vericiydi
__________________

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder